BÖLÜNMÜŞ BİR ULUSUN RUHU: GÜNEY AZERBAYCAN EDEBİYATI VE MİLLİ KİMLİK MESELESİ

Edebiyat, bir milletin ruhudur. Bu ruhu anlamak, yazılmamış sayfaları gün yüzüne çıkarmak, yalnızca edebiyat araştırmacılarının değil, tüm bir halkın ortak vicdani borcudur. Bu borcun en hayati göründüğü coğrafyalardan biri ise kuşkusuz, ikiye bölünmüş bir milletin yaşadığı Azerbaycan’dır. Bugün Güney Azerbaycan edebiyatı üzerine sürecek tartışmalar, aslında bir halkın kültürel varlığını koruma mücadelesinin ve jeopolitik parçalanmışlığa karşı direnişinin stratejik haritasını çıkarmaktır.

İRAN’IN ABD VE İSRAİL İLE SAVAŞININ AZERBAYCAN CUMHURİYETİ’NE ETKİLERİ

İran ile Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında devam eden savaş, artık sadece sınırlı bir askeri çatışma değildir; bu savaş, Orta Doğu ve çevresinin jeopolitik haritasını hızla yeniden tanımlamaktadır. Kafkasya, Rusya, İran ve Türk dünyasının kesiştiği noktada bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti, bu krizin çelişkili ve karmaşık sonuçlarına birçok diğer aktörden daha fazla maruz kalmıştır. Bakü’nün mevcut konumu tek bir cümleyle özetlenebilir: “Tehlikenin ön saflarında duran potansiyel bir kazanan.”

Şubat ve Mart 2026’nın sonundaki askeri ve siyasi gelişmeler, Batı Asya ve Kafkasya bölgesini en büyük tarihi kırılmalardan birine maruz bırakmıştır. Bu rapor, bu çatışmanın Bakü üzerindeki siyasi, güvenlik, ekonomik ve enerji boyutlarındaki kapsamlı sonuçlarını analiz etmekte ve özellikle 30-40 milyonluk Güney Azerbaycan Türkleri faktörüne odaklanarak, Bakü ve Tahran’ın 30 Mart 2026’ya kadarki büyük stratejilerini incelemektedir.