OCAK 2026 OLAYLARINDA “KRİZ ANINDA LİDERLİĞİN MİYOPLUĞU”NUN STRATEJİK HATASI

İran’da Ocak 2026’da patlak veren ülke çapındaki protestolar, bir toplumsal hareket olmanın ötesinde, “stratejik yakın görüşlülüğe” (Strategic Myopia) dayalı yönetişim paradigmasının başarısızlığının somut bir manifestosu niteliğindeydi. Kriz yönetimi literatüründe bu kavram, örgütlerin yerleşik prosedürleri ile çevrenin dinamik gerçeklikleri arasındaki bilişsel boşluğa işaret eder; bu boşluk, liderlerin uyum sağlamak yerine modası geçmiş stratejilerde ısrar etmelerine yol açar. Ocak 2026 olaylarında Ali Hamaney, kısa vadeli hayatta kalmaya aşırı odaklanarak rejimin yapısal çöküşünü kavramakta aciz kaldı ve çıplak baskı modelinde ısrar ederek “liderlik yakın görüşlülüğü” (Leadership Myopia) ile geriye kalan meşruiyeti de tahrip etti. Bu analiz, söz konusu stratejik hatayı ve sonuçlarını incelemektedir.

 “QIZIL SƏHİFƏLƏR”: GÜNEY AZERBAYCAN MİLLi KONSEPTİNiN KURUCU MANİFESTOSU

1945–1946 yılları arasında Güney Azerbaycan’da kurulan Milli Hükümet, sadece bölgesel bir siyasi değişim değil, aynı zamanda Azerbaycan Türklüğünün modern çağdaki ilk kapsamlı devletleşme ve kimlik inşa sürecini temsil etmektedir. Bu sürecin en somut ve kalıcı entelektüel mirası, 1946 yılında Tebriz’de “Elmiyye” matbaasında basılan “Qızıl Səhifələr” (Azerbaycan halkının milli kurtuluş yolunda mücadelesi tarihinden) adlı eserdir. Dr. Pervane Memmedli tarafından derinlemesine incelenen bu yapıt, Milli Hükümet’in kurucu lideri Seyid Cafer Pişeveri’nin siyasi-publisistik mirasını, Azerbaycan Demokrat Fırkası’nın (ADF) temel programlarını ve halkın dil, kimlik ve egemenlik mücadelesini içeren canlı bir xronikadır. Bu rapor, söz konusu eserin içeriğini, tarihi bağlamını ve Güney Azerbaycan stratejik çalışmaları açısından taşıdığı önemi derinlemesine analiz etmektedir.

İRAN’DA YENİ PROTESTOLAR; YORGUN BİR TOPLUM VE DEĞIŞEN BİR DÜNYA

İran’daki son protestoları yalnızca önceki hoşnutsuzluk dalgalarının bir tekrarı olarak görmek mümkün değildir. Bugün sokaklarda, sosyal ağlarda ve hatta toplumun anlamlı sessizliklerinde görülenler, üç eşzamanlı krizin kesişiminin ürünüdür: kronik ekonomik aşınma, siyasal güvenin çöküşü ve jeopolitik fırtınaların ortasında kalma hissi. Bu bileşim, yeni protestoları 2022’deki (1401) ayaklanmadan ayırır; yalnızca talepler bakımından değil, kolektif ruh hali ve beklenti ufku açısından da

GÜNEY AZERBAYCAN’DA ERKEN DÖNEM SİYASİ OLUŞUMLAR

Bu çalışma, antik Yakın Doğu tarih yazımında genellikle “Pers İmparatorluğu’nun yükselişi” anlatısı içinde ele alınan erken dönem siyasi figürlerin ve coğrafi merkezlerin kökenlerini eleştirel bir incelemeye tabi tutmaktadır. Çalışma, Anşan kentinin (Tepe Malyan) Elamlı kimliğine odaklanarak, Teispes ve I. Kiros gibi figürlerin etno-kültürel aidiyetlerine dair geleneksel kabulleri sorgulamaktadır. Arkeolojik veriler ve birincil çivi yazılı kaynaklar ışığında, Darius I tarafından kurgulandığı iddia edilen “Ahameniş” soy kütüğünün tarihselliği ve erken dönem hükümdarlarının Pers kökenli olduğuna dair anlatılar analiz edilmekte, alternatif Avrasya bozkır bağlantıları hipotezlerine değinilmektedir.

Akraba Devlet” Zaferlerinin Güney Azerbaycan Üzerindeki Etkisi

Güney Kafkasya’da 2020 ve 2023 yıllarında yaşanan askeri gelişmeler, sadece bir toprak değişimi veya Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ Savaşı’ndaki taktiksel zaferi olarak okunamaz. Bu olaylar, Güney Azerbaycan Türklerinin kolektif zihninde epistemolojik, kimliksel ve siyasi bir kopuş yaratmıştır; bu kopuş tarihin, kolektif hafızanın, İran’daki ulus inşa siyasetinin ve Avrasya’daki güç mantığının daha derin katmanlarını harekete geçirmiştir. “Güney Azerbaycan Stratejik Araştırmalar Merkezi” perspektifinden bakıldığında, bu gelişmeler milli bilinçte yaşanan sessiz bir devrim olarak anlaşılmalıdır; sokaklardan değil, savaş meydanlarından, medyadan, tarihi anlatılardan ve “millet-devlet” ilişkisinin yeniden tanımlanmasından doğan bir devrimdir.